www.turkeyforum.com'da gerçekleşen "Linn Müzik Server" konulu tartışmadan bazı alıntılar:
inispiritusengt:
"...ilk olarak dinletide cd den hard diske atılan kayıt ile... linn in studyo master kayıtlarının karşılaştırılması yapıldı... burda galibi zaten bende tahmin ediyordum... çünkü aralarında yaklaşık 4-5 kat boyut ve çözünürlük farkı olan kayıtların elbetteki galibi studyo master lar olmalıydı... netekim... öylede oldu... linn den indirilen... normal ve studyo master kayıtların karşılaştırmasında... özellikle...
piano ve vokalde inanılmaz bir fark oluştu... üst frekansların asılı kalma süreleri arttı... air etkisi ve effortless... yani eforsuz çalma hissi arttı... alt frekanslarda bir kontür oluştu... zaten ilk dikkati çeken abartmıyorum 3. sn de bile fark ediyorsunuz... ses birden fokuslanıyor ve burda çalıyorluk hissi... kimileri live like der... işte o artıyor... hemde yani öyle az bir oranda değil... fark gerçektende insanın kanını kaynatacak... virüsleri tüm vücudunuza yayıcak oranda... enstruman ayrışımı ve imajlamalardaki iyileşme ise gerçekten hi-end bir kaynaktan beklediğiniz herşeyi veriyor... gerçekten çok çok çok hemde çok temiz bir ses... "abarttım mı arkadaşlar hahahaha... bakalım diğerleri ne diyecek..."
burda tabi... şu çok önemli fark ın tanımı nedir... kısaca vokalin sesi güzelleşiyor ve müzikte kullanılan enstrumanların kaliteleri artıyor demek bence en doğrusu... biraz garip oldu ama ne diyeyim yazdım artık... hahaha...
benim en çok dikkatimi çeken ise bu detay artışı ve kontüre rağmen sesin daha analog bir yapıya bürünmesi oldu... yani digital kaynaklarda yerdiğimiz özelliklerin herbiri teker teker kaybolmuştu... yani bir de pikaplamı karşılaştırsaydık demedende edemedim...
daha sonra sayın sbeskurt un flash disk ile getirdiği 1970 yılları bant kayıtlarından high defination olarak çevirilmiş 1-2 klasik eser dinledik... "sanırım bunları internetten indirmiş" ben kayıtları gerçekten çok beğendim... özellikle oluşan sahnenin derinliği gerçekten çok etkileyici idi... yani duvarı deldik içine girdik diyeyim bu bölünmüde bitireyim hahaha..."
"...cp ve ds karşılaştırmasını 2-3 kayıtla yaptık... ama bana sonucu en iyi gösteren evimde bolca dinlediğim burt bacharath ve roland ishley yorumu olan look of love şarkısı oldu...
beklentilerim açıkçası boşa çıkmıştı... çünkü ben cdp ın yinede ds karşısında başabaş mücadele edeceğini düşünüyordum... dediğim gibi hiçte beklediğim gibi olmamıştı... ds den sürülen kaydedilmiş cd... accurate cdp dan her yönden daha iyi çalıyordu... daha önceki dinletiye benzer sonuçlar vardı... ses temizlenmiş fokusu artmış... analog sese daha çok yaklaşılmıştı... ama yine en çok dikkati çeken sesteki dağınıklığın kaybolması ve müziğin üstündeki baskının azalmasıyla daha ferah... rahat ve temiz bir sese ulaştık...
alt frekanslardaki dağınıklık toparlanıp kontürlenmiş.. üst frekanstaki ziller yumuşacık odaya yayılmıştı... vokaldeki imaj artışı ve noktasal ses konumlamasıda hayret uyandırıcı bir durum almıştı... daha önce hiç bir sistemde roland ı böyle noktasal bir şekilde dinlememiştim..."
vintage:
"1-CDP den orijinal kayıt ile aynı cd'nin copy'si karşılaştırıldı ilkin..İnis'in bahsettiği türden tespitler yapıldı..Ama dinlediğim müzik bildiğim bir şey olmadığından peşin yargılı olmak istemiyordum.
Dolaysıyla accurate cdp ve accurate ds' nin converter başta olmak üzere componontlerinin aynı olup olmadığını sordum. Gelen yanıt, ''aynı değil''idi!.
Şöyleydi, copy kayıt keskinlikten uzak, daha dinlenebilir, kulak tırmalamayan bir yapı sundu..Orjinal cd ve cdp ise alt ve üstlerde kimi, zaman insanı zorlayan tınılar içeriyordu. Test parçası bir arya idi, iniş ve çıkışlar olabildiğinceydi. Yani zaten normalde de dinlemesi pekte kolay değildi. Bir vakit bulup kendi cd'lerimle gitmem gerekir diye düşündüm.Ama şu açık ki odyofiller için yeni bir mecra açılmıştır..
2- 24/96 studyo master kayıt ile cd kayıt karşılaştırıldı..İkisi de netten indirilmiş idi.İşte benimde koptuğum an. Master kayıt çok açık bir fark yarattı.(ayrıntılar için bkz.İnis..)
Bilindiği gibi studyo kayıtları 24 bit yapılmakta, ancak cd teknolojisi gereğince 16 bit'e indirgenmektedir. Dolaysıyla kırpılmak zorundadır orijinal kayıtlar..Biz de bunu dinliyoruz CD den..O nedenle birçoğumuz pikap diyor belki de..Hatta bir ara geçen yıl tartışmıştık yine forumda cd-plak meselesini, en sonunda gelinen nokta, cd kadar pratik, plak kadar analog bir kayıt medyası çıkmalı demiştik..Hatta o dönem bende dahil olmak üzere HD- DVD, Blue-RAY meselelerinden 24/94 kayıdı barındırabilecek bir şey çıkacak filan demiştik. Dün benim için bu tartışma bitmiştir, artık yeni kayıt/kaynak medyamız HDD'dir."
sbeskurt:
"Kısaca özetlersem alet pahalı ve başarılıydı, beklendiği üzere pırıl pırıl ve üst düzey bir ses sundu. PC bağlantısını alıştığımız USB veya FW bağlantıları yerine Ethernet üzerinden alıyor. Ethernet'in bir özelliği USB'deki gibi 5m maximum kablo kısıtlaması olmaması. Yanlış hatırlamıyorsam 25-30m'ye kadar uzunlukta kablo kullanılabiliyor, yani isterseniz PC'nizi alıp rahatça evin başka bir köşesine koyabilirsiniz. Kontrolü ise PC veya "UPnP" uyumlu bir herhangi bir aletle yapabiliyorsunuz. Dinletide mesela dokunmatik ekranlı bir Nokia kullanılıyordu ve kablosuz kontrol sağlıyordu.
Sistem komple Linn idi. CDP, Akurate DS, Akurate Ampli ve hoparlör. Dinletide aynı parçayı üç ayrı formatta dinledik. CDP'den, bilgisayardan Akurate DS yoluyla "16bit/44.1khz FLAC" ve "24bit/96khz High definition FLAC". CDP olarak Linn'in üst seviye bir aleti kullanıldı. Genel kanı High Definition kayıtın uzak ara en iyi olmasıydı. Sahne, gövde, detaylar vs.vs. tartışmasız en iyiydi. CD'den rip edilmiş 16/44.1 FLAC ikinci, CD'nin kendisi ise en son sırayı aldı.
Hi-End'de CD'lerin tabutuna son çiviyi çakacak, herhalde Master Tape'lerden çevrilmiş 24/96 "high definition" dosyalarının yaygınlaşması olacaktır. Hi-Def dosyalar bir CD'nin (16bit/44.1khz) hiçbir zaman veremeyeceği kaliteyi veriyor. Daha önce de yazmıştım, ben 16/44.1 FLAC ve 320kbps MP3 dosyaları arasındaki farkı duyamıyorum, ama 16/44.1 ve 24/96 FLAC dosyaları arasındaki farkı zorlanmadan duyabiliyorum. Bu farkı kulaklarıyla duyan bir Odyofilin fikri anında değişecektir. (if you go black, you never come back)"
Avalon 27:
"...inis ve sn. sbeskurt herşeyi detaylıca anlatmış....Ama bende vurgulamak istiyorum ki fark çok net arkadaşlar...Hele pc den 24/96 formatta dinlerken sanki cd ile pikabın avantajlı yanlarını birleştirip , ikisinin karışımı mükemmel bir ses elde edilmiş gibi hissettim...Gerçekten cd nin detayı plağın akıcılığı ve odayı dolduran sesi bir araya gelmişti sanki...Hele sn. sbeskurt un yanında getirdiği direk banttan kaydedilmiş parçalar müthiş çaldı , bırakalım dinletiyide şunların tadını çıkartalım diyecektim nerdeyse..."
yazışmaların tamamı |