Ana Sayfa


Nasıl Gidilir

info@timpani.com.tr

nuance & fluence

 

Linn



Akurate DS

Linn AKURATE DS, bilgisayar ortamı kullanılarak çalınan müziklerden gerçek anlamda odyofil seviyede performans elde edebilen bir DAC (dijital - analog dönüştürücü) ünitesi. Bu sözünü ettiğimiz bilgisayar ortamı bir PC olabileceği gibi "NAS" (Network Attached Storage) ismi verilen yüksek kapasiteli ve ethernet girişi ile bir ağa bağlanabilecek bir "hard disk" de olabilmekte. "NAS" kullanımı çok odalı uygulamalar ve/veya çok daha önemli sayıda CD (veya müzik) depolamak için düşünülebilir. Bütün diğer uygulamalar için bir dizüstü PC kullanımı son derece yeterli (biz de Timpani'de bu şekilde bir PC kullanmaktayız). PC (veya NAS) ile AKURATE DS arasındaki bağlantı ise bir ethernet kablo ve bir modem/rooter ile sağlanıyor.

CD koleksiyonunuzu kayıpsız olarak, tercihen FLAC (Free Lossless Audio Codec) formatında bilgisayarınıza (veya NAS üzerine) kopyaladığınızda, bu bilgisayarınıza bağlamış olduğunuz AKURATE DS'le dinlediğiniz ses performansının çok üst düzey bir CD çalar olan AKURATE CD'den bile daha yukarıda olduğunu duyduğunuz zaman kulaklarınıza inanmakta zorluk çekiyorsunuz. Bu özelliklerini sizlere de duyurabilmek için AKURATE DS Timpani'de sürekli demoda olacak.

CD koleksiyonunuzu FLAC formatında kayıpsız olarak bilgisayarınıza kopyalamak için gerekli yazılımı ücretsiz olarak www.ripfactory.com/linn adresinden indirebilirsiniz. (60 dakikalık bir CD'nin bilgisayarınıza bu yöntemle kopyalanması yaklaşık 5 dakika sürüyor).

Linn'in geliştirmiş olduğu GUI (Graphical User Interface) isimli yazılım ise bilgisayarınıza yüklemiş olduğunuz albümlerinize kolayca erişmenizi ve gerekli kontrolları yapmanızı sağlıyor.

AKURATE DS ile FLAC dışında mp3 ve WAV formatlarını da çalabiliyorsunuz. Ama belki de sağladığı en önemli kazanımlardan biri albümlerin "Studio Master" kalitesinde de dinlenebilmesine olanak sağlaması. Bunun için tabii ki bilgisayarınıza önceden bu "Studio Master" (24 bit - 88,2 kHz veya 96 kHz) kayıtları indirmiş olmanız gerekiyor. Bu kayıtları indirdiğiniz ve dinlediğiniz zaman bugüne kadar belki de hiç deneyimlememiş olduğunuz bir gerçeklik duygusuyla karşı karşıya olmak tüylerinizi ürpertiyor. Studio Master kayıtları CD formatı (16 bit - 44,1 kHz) ile kıyasladığınız zaman ise CD formatı ile ne derece kısıtlanmış olduğumuzu farkediyorsunuz.

"Studio Master" kalitesinde kayıtlar indirmenize imkan tanıyan web sitelerinin sayısı gün geçtikçe artmakta. Linn Records, tabii ki bunlardan bir tanesi. (yukarıdaki örnek Linn Records sitesinden alındı). Diğer bazı adresler ise şöyle:

http://www.linnrecords.com/
http://www.highdeftapetransfers.net/cgi-bin/shopper.cgi?listcategorie
http://www.gimell.com/catalogue.aspx?filter=Studio+Maste
http://www.musicgiants.com/
http://www.itrax.com/
http://www.pristineclassical.com/index2.html (sadece CD kalitesinde FLAC)
http://www.mindawn.com/ (sadece CD kalitesinde FLAC)

http://www.hdtracks.com/



Ürün broşürü


Yorumlar:



Stereo Mecmuasının
5. sayısında Linn Akurate DS ile ilgili
Toygan Eren imzalı son derece detaylı bir inceleme yazısı çıktı. Yazıdan bazı alıntılar şöyle:

"... CD okuyucu ve DS karşılaştırmasını 2-3 kayıtla yaptık; ama bana sonucu en iyi gösteren evimde bolca dinlediğim "Burt Bacharath ve Roland İshley" yorumu olan "Look of Love" şarkısı oldu. Tabularım yıkılmış, beklentilerim boşa
çıkmıştı. Çünkü ben CD okuyucunun yine de DS karşısında başa baş mücadele edebileceğini düşünüyordum. DS'den
sürülen, CD'den kaydedilmiş kayıpsız formatlardaki parçalar, Akurate CD okuyucudan her yönden daha iyi çalıyordu.
Aralarındaki farklar ise bir önceki dinletiye benzer sonuçlardı. Ses temizlenmiş, fokusu artmış, analog sese daha çok yaklaşılmıştı ama en çok dikkati çeken yine sesteki
dağınıklığın kaybolması ve müziğin üstündeki
baskının azalmasıyla daha ferah ve rahat bir sese ulaşılmasıydı. Yine alt frekanslardaki dağınıklık belli bir
oranda toparlanıp kontürlenmiş, üst frekanstaki ziller yumuşacık odaya yayılmıştı. Vokaldeki imaj artışı ve noktasal ses konumlaması da hayret uyandırıcı bir durum
almıştı işin aslı daha önce hiç bir sistemde Roland'ı bu kadar noktasal bir şekilde dinlememiştim...

... Linn'in kendi web sitesinden indirilen, normal ve Studio Master kayıtların karşılaştırmasında özellikle: piano ve vokalde inanılmaz bir fark oluştu. Üst frekansların asılı kalma
sürelerinin yanısıra, harmonik zenginlik, air etkisi ve effortless yani eforsuz çalma hissi arttı. Alt frekanslarda daha kontürlü ve kontrolü, mid'ler daha üç boyutlu ve
detaylıydı. Özellikle klasik müzikteki performansı oldukça dengeli ve renklendirmeden uzak, dinamik bir sunum sergiliyordu. Zaten karşılaştırmanın ilk saniyelerinde dikkati çeken; ses birden fokuslanıyor ve kimilerinin "live like" dediği "burada çalıyorluk" hissini artıyordu. Ortaya çıkan
fark öyle az bir oranda da değil, gerçekten de insanın kanını kaynatacak, virüslerini tüm vücudunuza yayacak seviyedeydi. Enstrüman ayrışımı ve imajlamalardaki iyileşme ise gerçekten üst seviye bir kaynaktan beklediğiniz herşeyi veriyor. Gerçekten çok çok çok hemde çok temiz bir ses... Burada tabii şu çok önemli: fark'ın tanımı nedir?
Kısaca vokalin sesi güzelleşiyor ve müzikte kullanılan enstrümanların kaliteleri artıyor demek sanırım en doğrusu olacak...

... Sonuç olarak Linn Akurate DS benim için: görülmesi, dinlenmesi, tadılması ve fark edilmesi gereken, geleceğin izlerinde yürüyen bir cihazdır. Odyofil gerçekliğin sınırlarında dolaşırken; teknolojinin geliştiğini kabul edebilmek, referanslara takılı kalmamak, açık fikirli olarak, tabularından
sıyrılabilmektir. Aslına sadakatı kırpılmadan, kayıpsız, sıkıştırılmadan kayıt edildiği ortamdaki haliyle dinleyebilmektir. Artık hiend de pahalı olan, ağır olan veya kalın olan iyidir! diyememek, en ironik, en kaba cinaslı tabiriyle: geçen gün Studio Master bir parça dinledim yamuldum! diyebilmektir.
Hahahaha!!!
"

yazının tamamı

Stereo Mecmuasının tamamını okumak için:
http://www.stereomecmuasi.com/



Hi-Fi World
dergisinin Nisan 2008 sayısında çıkan David Price imzalı yazıdan bazı alıntılar:

"... Akurate DS müthiş çalıyor... Baslar detaylı ve kontrollu, orta sesler üç boyutlu ve son derece detaylı, tizler ise berrak, açık ve harmonik zenginliğe sahip.
... Akurate DS ile insan sesi dinlemek büyük bir zevk. 16bit/44.1kHz'lik CD'lerden elde edilmiş kopyalarla bile üç boyutlu bir şekilde odanızın içinde müthiş bir gerçeklik duygusuyla şekillenişine şahit oluyorsunuz seslerin. Bu fiyat aralığında Linn'in kendi CD çalarına kıyasla bile daha iyi bir performansa sahip olduğunu söyleyebilirim...
...son derece karmaşık, kalabalık ve çok katmanlı müzikler bile Akurate DS için hiç bir sorun oluşturmadı. Bütün detayları son derece yumuşak, temiz ve dengeli bir şekilde ve hiç bir tatlandırıcı kolorasyon eklemeden verdi...
...Klasik müzik dinlerken Akurate DS'in dengesi ve üç boyutluluğu müthiş bir keyif oldu.
... Clare Martin'in "He Never Mentioned Love" albümünün "Studio Master" (24bit/48kHz) kaydını Linn Records'un web sitesinden indirdiğiniz zaman Akurate DS'in sesinin ne boyutlara ulaştığını görebiliyorsunuz. Böylece 16/44 CD formatının ne derece limitli olduğunu farkediyorsunuz. Zincirlerini kopardığı zaman dijital müziğin ne kadar iyi olabileceğini görüyorsunuz. Akurate DS düzgün bir dijital kayıt ile gerçekten "uçuyor". Dinamik aralığın, derinliğin ve detayın gideceği son noktayı duyuyorsunuz.
...Akurate DS Hi-Fi dünyasını internetten indirilen dijital müziklere bir adım daha yaklaştıran ve mükemmel çalan bir cihaz. Günün birinde bütün dijital müzik kaynaklarının bu şekle dönüşeceğini söylemek için elinizde bir kristal küre tutuyor olmanız da gerekmiyor artık."



Alman Stereoplay dergisinin Şubat 2008 sayısında AKURATE DS ve KLIMAX DS ile ilgili çıkmış olan yazının sonuç bölümünde şöyle deniyor:

"Klimax DS'in küçük kardeşi olan AKURATE DS ailenin gurur kaynağı: çok üst düzey bir odyo performansına sahip, CD kalitesindeki kayıtları Linn'in efsanevi CD çaları Sondek CD12'den bile daha iyi çalıyor."

yazının tamamı



www.turkeyforum.com'da gerçekleşen "Linn Müzik Server" konulu tartışmadan bazı alıntılar:

inispiritusengt:

"...ilk olarak dinletide cd den hard diske atılan kayıt ile... linn in studyo master kayıtlarının karşılaştırılması yapıldı... burda galibi zaten bende tahmin ediyordum... çünkü aralarında yaklaşık 4-5 kat boyut ve çözünürlük farkı olan kayıtların elbetteki galibi studyo master lar olmalıydı... netekim... öylede oldu... linn den indirilen... normal ve studyo master kayıtların karşılaştırmasında... özellikle...

piano ve vokalde inanılmaz bir fark oluştu... üst frekansların asılı kalma süreleri arttı... air etkisi ve effortless... yani eforsuz çalma hissi arttı... alt frekanslarda bir kontür oluştu... zaten ilk dikkati çeken abartmıyorum 3. sn de bile fark ediyorsunuz... ses birden fokuslanıyor ve burda çalıyorluk hissi... kimileri live like der... işte o artıyor... hemde yani öyle az bir oranda değil... fark gerçektende insanın kanını kaynatacak... virüsleri tüm vücudunuza yayıcak oranda... enstruman ayrışımı ve imajlamalardaki iyileşme ise gerçekten hi-end bir kaynaktan beklediğiniz herşeyi veriyor... gerçekten çok çok çok hemde çok temiz bir ses... "abarttım mı arkadaşlar hahahaha... bakalım diğerleri ne diyecek..."

burda tabi... şu çok önemli fark ın tanımı nedir... kısaca vokalin sesi güzelleşiyor ve müzikte kullanılan enstrumanların kaliteleri artıyor demek bence en doğrusu... biraz garip oldu ama ne diyeyim yazdım artık... hahaha...

benim en çok dikkatimi çeken ise bu detay artışı ve kontüre rağmen sesin daha analog bir yapıya bürünmesi oldu... yani digital kaynaklarda yerdiğimiz özelliklerin herbiri teker teker kaybolmuştu... yani bir de pikaplamı karşılaştırsaydık demedende edemedim...

daha sonra sayın sbeskurt un flash disk ile getirdiği 1970 yılları bant kayıtlarından high defination olarak çevirilmiş 1-2 klasik eser dinledik... "sanırım bunları internetten indirmiş" ben kayıtları gerçekten çok beğendim... özellikle oluşan sahnenin derinliği gerçekten çok etkileyici idi... yani duvarı deldik içine girdik diyeyim bu bölünmüde bitireyim hahaha..."

"...cp ve ds karşılaştırmasını 2-3 kayıtla yaptık... ama bana sonucu en iyi gösteren evimde bolca dinlediğim burt bacharath ve roland ishley yorumu olan look of love şarkısı oldu...

beklentilerim açıkçası boşa çıkmıştı... çünkü ben cdp ın yinede ds karşısında başabaş mücadele edeceğini düşünüyordum... dediğim gibi hiçte beklediğim gibi olmamıştı... ds den sürülen kaydedilmiş cd... accurate cdp dan her yönden daha iyi çalıyordu... daha önceki dinletiye benzer sonuçlar vardı... ses temizlenmiş fokusu artmış... analog sese daha çok yaklaşılmıştı... ama yine en çok dikkati çeken sesteki dağınıklığın kaybolması ve müziğin üstündeki baskının azalmasıyla daha ferah... rahat ve temiz bir sese ulaştık...

alt frekanslardaki dağınıklık toparlanıp kontürlenmiş.. üst frekanstaki ziller yumuşacık odaya yayılmıştı... vokaldeki imaj artışı ve noktasal ses konumlamasıda hayret uyandırıcı bir durum almıştı... daha önce hiç bir sistemde roland ı böyle noktasal bir şekilde dinlememiştim..."

vintage:

"1-CDP den orijinal kayıt ile aynı cd'nin copy'si karşılaştırıldı ilkin..İnis'in bahsettiği türden tespitler yapıldı..Ama dinlediğim müzik bildiğim bir şey olmadığından peşin yargılı olmak istemiyordum.

Dolaysıyla accurate cdp ve accurate ds' nin converter başta olmak üzere componontlerinin aynı olup olmadığını sordum. Gelen yanıt, ''aynı değil''idi!.

Şöyleydi, copy kayıt keskinlikten uzak, daha dinlenebilir, kulak tırmalamayan bir yapı sundu..Orjinal cd ve cdp ise alt ve üstlerde kimi, zaman insanı zorlayan tınılar içeriyordu. Test parçası bir arya idi, iniş ve çıkışlar olabildiğinceydi. Yani zaten normalde de dinlemesi pekte kolay değildi. Bir vakit bulup kendi cd'lerimle gitmem gerekir diye düşündüm.Ama şu açık ki odyofiller için yeni bir mecra açılmıştır..

2- 24/96 studyo master kayıt ile cd kayıt karşılaştırıldı..İkisi de netten indirilmiş idi.İşte benimde koptuğum an. Master kayıt çok açık bir fark yarattı.(ayrıntılar için bkz.İnis..)

Bilindiği gibi studyo kayıtları 24 bit yapılmakta, ancak cd teknolojisi gereğince 16 bit'e indirgenmektedir. Dolaysıyla kırpılmak zorundadır orijinal kayıtlar..Biz de bunu dinliyoruz CD den..O nedenle birçoğumuz pikap diyor belki de..Hatta bir ara geçen yıl tartışmıştık yine forumda cd-plak meselesini, en sonunda gelinen nokta, cd kadar pratik, plak kadar analog bir kayıt medyası çıkmalı demiştik..Hatta o dönem bende dahil olmak üzere HD- DVD, Blue-RAY meselelerinden 24/94 kayıdı barındırabilecek bir şey çıkacak filan demiştik. Dün benim için bu tartışma bitmiştir, artık yeni kayıt/kaynak medyamız HDD'dir."

sbeskurt:

"Kısaca özetlersem alet pahalı ve başarılıydı, beklendiği üzere pırıl pırıl ve üst düzey bir ses sundu. PC bağlantısını alıştığımız USB veya FW bağlantıları yerine Ethernet üzerinden alıyor. Ethernet'in bir özelliği USB'deki gibi 5m maximum kablo kısıtlaması olmaması. Yanlış hatırlamıyorsam 25-30m'ye kadar uzunlukta kablo kullanılabiliyor, yani isterseniz PC'nizi alıp rahatça evin başka bir köşesine koyabilirsiniz. Kontrolü ise PC veya "UPnP" uyumlu bir herhangi bir aletle yapabiliyorsunuz. Dinletide mesela dokunmatik ekranlı bir Nokia kullanılıyordu ve kablosuz kontrol sağlıyordu.

Sistem komple Linn idi. CDP, Akurate DS, Akurate Ampli ve hoparlör. Dinletide aynı parçayı üç ayrı formatta dinledik. CDP'den, bilgisayardan Akurate DS yoluyla "16bit/44.1khz FLAC" ve "24bit/96khz High definition FLAC". CDP olarak Linn'in üst seviye bir aleti kullanıldı. Genel kanı High Definition kayıtın uzak ara en iyi olmasıydı. Sahne, gövde, detaylar vs.vs. tartışmasız en iyiydi. CD'den rip edilmiş 16/44.1 FLAC ikinci, CD'nin kendisi ise en son sırayı aldı.

Hi-End'de CD'lerin tabutuna son çiviyi çakacak, herhalde Master Tape'lerden çevrilmiş 24/96 "high definition" dosyalarının yaygınlaşması olacaktır. Hi-Def dosyalar bir CD'nin (16bit/44.1khz) hiçbir zaman veremeyeceği kaliteyi veriyor. Daha önce de yazmıştım, ben 16/44.1 FLAC ve 320kbps MP3 dosyaları arasındaki farkı duyamıyorum, ama 16/44.1 ve 24/96 FLAC dosyaları arasındaki farkı zorlanmadan duyabiliyorum. Bu farkı kulaklarıyla duyan bir Odyofilin fikri anında değişecektir. (if you go black, you never come back)"

Avalon 27:

"...inis ve sn. sbeskurt herşeyi detaylıca anlatmış....Ama bende vurgulamak istiyorum ki fark çok net arkadaşlar...Hele pc den 24/96 formatta dinlerken sanki cd ile pikabın avantajlı yanlarını birleştirip , ikisinin karışımı mükemmel bir ses elde edilmiş gibi hissettim...Gerçekten cd nin detayı plağın akıcılığı ve odayı dolduran sesi bir araya gelmişti sanki...Hele sn. sbeskurt un yanında getirdiği direk banttan kaydedilmiş parçalar müthiş çaldı , bırakalım dinletiyide şunların tadını çıkartalım diyecektim nerdeyse..."

yazışmaların tamamı

Timpani'deki tüm Linn ürünleri

Ana sayfa