|
Etkinliklerimiz
Timpani'nin
üçüncü
katını etkinliklere
ayırdık. Müziği
öne çıkarmayı
hedeflediğimiz etkinliklerimizin
duyurusunu e-posta grubumuza dahil olan
kişilere yapabiliyoruz.
Bugüne kadar
gerçekleştirmiş
olduğumuz etkiliklerimizle ilgili
özet bilgileri
aşağıda
bulabilirsiniz. |
- 3 -
Sayfa 1 | Sayfa 2
|
Peyami Çukurova
|
Altıncı Etkinliğimizin Konusu: "Kaybedenler (ya da tanınmayı başaramamış gruplar)"
Sunucu: Peyami Çukurova
2 Mart 2007 Cuma akşamı 17:30 - 19:30 saatleri arasında gerçekleştirmiş olduğumuz etkinliğimizi "Kaybeden" rock gruplarına ayırdık.
Yaklaşık bir sene önce Peyami Çukurova bey Ecosse kabloları dinlemek ve satın almak uzere Timpani'yi ziyaret etti. Yanında kendi CD'lerini getirmişti ve bütün dinletileri bugüne kadar adını sanını hiç duymadığımız grupların albümleriyle yaptı. Merak edip bu müzikler hakkında kendisine sorular sorduğumuzda: "Bunlar Kaybeden (ya da tanınmayı başaramamış) gruplar" dedi. "Peki bu tanınmayı başaramamış grupları siz nasıl tanımayı başarıyorsunuz?" diye sorduğumuzda da: "Bizim bu Kaybedenleri araştıran bir mail grubumuz var ve birbirimizi bilgilendiriyoruz" dedi. Peyami bey sadece 1966-77 seneleri arasında çıkmış olan Kaybedenleri dinliyor.
Çok keyifli geçen etkinliğimiz sırasında Peyami Çukurova bey bize bu grupların müziklerinden örnekler dinletti, hikayelerini anlattı ve kendi hobi grubundan bahsetti. |
|
|
Jak Kohen
|
Beşinci Etkinliğimizin Konusu: "Cazın Tanımı, Müzikal Kökleri ve Erken Caz "
Sunucu: Jak Kohen
2 Şubat 2007 Cuma akşamı 17:30 - 19:30 saatleri arasında gerçekleştirmiş olduğumuz etkinliğimizin satır başlarını Jak Kohen şu şekilde özetledi:
- Caz nedir? Caz tanımının karmaşası.
- Caz nasıl başladı
- Cazın doğuşundaki sosyal ve ekonomik etkenler..
- Cazın müzikal kökleri. Batı Afrika ve Avrupa müziğinin temel farkları.
- Cazın esinlendiği müzik tarzları... Örnekler ve anektodlarla
- Erken Caz; Örnekler, kişilikler ve anekdotlar
Jak Kohen, Açık Radyo 94.9 <http://www.acikradyo.com.tr> 'daki "Gitaresk" <http://www.gitaresk.com/index1.htm> Programının yapım ve sunuculuğu, "Dünyanın Cazı" kuşak-programın sunuculuğu ve koordinasyonu ve Mayıs 2004'ten beri Açık Radyo'nun Yayın Sorumluluğunu yürütüyor. 1951 doğumlu Jak Kohen 1962 yılında rock muziği dinlemeye başladı ve hala dinliyor. |
|
|
Can Denizci ve Serhan Bali
|
Dördüncü Etkinliğimizin Konusu: "Şostakoviç ve müziği"
Sunucular: Serhan Bali ve Can Denizci
8 Aralık 2006 Cuma akşamı 17:30 - 19:30 saatleri arasında gerçekleştirmiş olduğumuz etkinliğimizin içeriğini Serhan Bali şu şekilde özetledi: "Ölümünün ardından 1979 yılında yayımlanan Testimony adlı kitapla başlayan Şostakoviç'in "rejimin sadık bir evladı mı yoksa onun gizli bir muhalifi mi" olduğu tartışmaları, eski canlılığını yitirse bile, varlığını günümüzde de koruyor. Tarafların neredeyse otuz yıl boyunca karşılıklı yayımladığı kitaplar ve düzenlediği uluslararası toplantılar, artık sadece müzikologların egolarını sergiledikleri bir arenaya dönüşmüş durumda. Ortaya çıkan tozdan dumandan Şostakoviç'in yarattığı müziğin güzelliği ve çarpıcılığı görünmez hale geliyor. Bu sohbette, elbette bahsettiğimiz tartışmadan tamamen bağımsız kalmayarak, Şostakoviç'in çeşitli formlarda bestelediği kilit eserlerinden hareketle, müziğinin 20. yüzyıl müziği içerisindeki yeri üzerine konuşacağız. Ayrıca, önde gelen eserlerinin en güzel yorumlarını birlikte dinleyip onları daha yakından tanımaya çalışacağız."
Serhan Bali, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdi. Halen, 2002 yılı Ekim ayında kurduğu iki aylık klasik müzik dergisi Andante'nin genel yayın yönetmenliği ve yazı işleri müdürlüğü görevlerini yürütüyor. 2001 yılında Açık Radyo'da başladığı radyo programcılığını sürdürüyor. NTV Radyo ve TRT Radyo 3'de klasik müzik programları hazırlayıp sunan Bali'nin klasik müzik alanındaki eleştiri yazıları, röportaj ve makaleleri Radikal gazetesinde düzenli olarak yayımlanmaktadır.
Can Denizci, orta ve lise öğrenimini Saint-Joseph Lisesi'nde tamamladı. 1995 yılında Muzaffer Çorlu ile klasik gitar çalışmalarına başladı. Çorlu ile çalışmalarının yanı sıra Burkhard Wolk, Thomas Müller- Pering, Marco Socias, David Russell, Elena Papandreu, Dale Cavanagh, Reiner Stutz ve Elefteria Kotzia gibi dünyaca ünlü gitaristlerle ustalık sınıfı kapsamında çalışma fırsatı buldu. 1997 yılında, İTÜ Makine Mühendisliği bölümüne girdi. 1998 yılında ise aynı yıl kurulan Türkiye'nin ilk klasik gitar orkestrası "Collegium Cithara Istanbul"un üyesi oldu. 6 yıl boyunca çalışmalarını sürdüren orkestranın solistliğini ve dördüncü gitar grup şefliğini yaptı. Orkestra ile beraber Türkiye'nin en önemli konser salonlarında; ayrıca Almanya ve Kıbrıs gibi ülkelerde konserler verdi. 2003 yılında İTÜ'den mezun olarak aynı yıl İÜ Fransız Dili Eğitimi Bölümü'nde lisans üstü öğrenimine başladı. Denizci, halen Haydar Yahşi ile beraber gitar ikilisi üzerine çalışmaktadır. İkilinin repertuvarında Bach, Schumann gibi bestecilerin yapıtlarının iki gitar düzenlemeleri ve Mario Castelnuovo-Tedesco'nun iki gitar için yazmış olduğu yapıtlar bulunmaktadır. Can Denizci, aynı zamanda "Andante" dergisinin yazarı, yayın kurulu üyesi ve genel yayın yönetmeni yardımcısıdır. Bu dergi için yazdığı gibi, www.polifoni.net adlı web sayfası için de yazmaktadır. |
|
|
Reha Arcan
|
Üçüncü Etkinliğimizin Konusu:
"ROBERT FRIPP - KING CRIMSON / BEYİN ve NÖRONLAR"
Sunucu: Reha Arcan
9 Kasım 2006 Perşembe akşamı 17:30 - 19:30 saatleri arasında gerçekleştirmiş olduğumuz etkinliğimizin içeriğini Reha Arcan şu şekilde özetledi: "Zaman ötesi bir yolculuk, Fripp ve King Crimson.. 40 yıllık müzik macerası, kayıtlar, hurafeler, jazz, progressive rock, çağdaş müzik, avangard.
King Crimson 1970'lerde ünlü olmuş bir rock grubu diye bilinse de, o dönem bile ilginç yollara sapmış bir grup, gelenekseli tamamen reddeden tavra sahip. O dönem ünlenmiş pekçok grup (Yes, Pink Floyd...) 90'larda yeni bir "sound" ortaya koyamazken, King Crimson güncel ve avangard bir "sound" ortaya çıkarmayı başarmış. Merak, elektronik, buluş, derinlik, zamansızlık, kaos: karşınızda KING CRIMSON."
Bir çoğumuzun yakından tanıdığı Reha Arcan'ın müziğe ilgisi babasının Zappa plakları ile küçük yaşta tanışması ile başlamış. Dört yıl konservatuarda müzik okumuş ve Hür Fm radyosunda üç yıl boyunca "Gece Kargosu" programını hazırlamış.
|
|

Aydın
Büke - Tunçel
Gülsoy
|
İkinci
Etkinliğimizin konusu:
Mozart'ın
Piyano Konçertolarına Klasikten
Caza Uzanan Bir
Bakış
Sunucular: Aydın
Büke ve Tunçel
Gülsoy
2006
yılı Mozart'ın doğumunun
250. yılı olduğundan ikinci
etkinliğimizi Mozart'a ayırmak
istedik. 16 Haziran 2006 Cuma
günü 17:30 - 19:30 saatleri
arasında gerçekleşen
toplantımızda Aydın Büke
ile Tunçel Gülsoy
Mozart'ın 20 ve 23 numaralı piyano
konçertolarını klasik ve
jazz uyarlamalı yorumlarından
bölümler dinleterek sundular ve
Mozart'ın müziğini,
müzik tarihindeki yerini ve
önemini
tartıştılar.
Aydın
Büke, İstanbul Devlet Senfoni
Orkestrası Flüt
Sanatçısı olarak
çalışmasını
sürdürmekte.1995-2004
yılları arasında TRT - Radyo
III'de "Vivaldi'den Beethoven'a",
"Enigma", "Müzik Portreleri", "Yeni
Kayıtlar", "99'da
Andıklarımız", "Arya", "2000
Yılında Bach", "Operanın
Doruğu" ve "Müzikal Sunu" isimli
programlar yaptı. "İki Dahi
Üç Opera" (1998), "Bach -
Yaşamı ve Eserleri" (2001) ve
Mozart'ın 250. Yılı Doğum
Yılı nedeniyle kaleme
aldığı, "Mozart - Bir
Yaşam Öyküsü" (2006)
isimli kitapları
yayımlandı.
Bir
çoğumuzun yakından
tanıdığı, bir dönem
İstanbul Hi-Fi
Kulübünün
başkanlığını da
yapmış olan Tunçel
Gülsoy ise gerçek bir caz
tutkunu. Jazz dergisi yazarı ve NTV
Radyo'da "Evde
Çalamadıklarım" isminde bir
programı var. Ayrıca
geçmiş dönemlerde
Açık Radyo'da "Cazname" isminde
bir program da
yapmıştı.
|
|

|

Mesut
Can Karatay
|
İlk
Etkinliğimizin konusu:
J.S.
Bach'in "Füg Sanatı" (Die Kunst
der Fuge)
Sunucu: Mesut
Can Karatay
İlk
etkinliğimiz 28 Nisan 2006 Cuma
günü saat 17:30 - 19:30
arasında gerçekleşti.
Etkinliğimizin konusu J.S. Bach'in
"Füg Sanatı" (Die Kunst der Fuge)
idi.
Açık
Radyo'da dört buçuk yıl
süreyle haftada bir yayında olan
"En Büyük Bach"
programının yapımcısı
ve İstanbul Hi-Fi
Kulübünün kıdemli
üyesi Mesut Can Karatay, Füg
Sanatı'nı farklı
yorumlarının dinletisiyle birlikte
son derece keyifli bir şekilde
bizlere sundu.
Evgeni
Koroliov'un yorumladığı "The
Art of Fugue" albümünü
mutlaka edinmemiz gerektiğini de
öğrenmiş olduk.
|
|
<< Sayfa 2
<< Sayfa 1
ana
sayfa |
|